20 Ekim 2015 Salı


Balayı Rotası: Cape Town

 
 
 Tartışmasız şu dönem en çok merak edip de görmek istediğim yerdir Cape Town...
 
Bir yandan muhteşem bir okyanus, bir yandan da şehrin merkezinin cazibesi. Şehrin bir yanı akılalmaz güzellikte gökdelenlerle, bir yanı gecekondularla dolu. 
 
Sanırım Cape Town'u çekici kılan da bu karmaşası.
 
Güney Afrika Cumhuriyeti'nin 3 başkentinden birisi Cape Town. Johannesburg'dan sonra en kalabalık ikinci kent.
 
Hollanda, Afrika ve İngiliz kültürlerinin harmanlandığı şehir, Masa Dağı'nın eteklerinde, Afrika'nın Avrupa'ya en uzak noktasında yer almaktadır.
 
Peki benim burayı balayı noktası olarak önermemin sebebine gelirsek; daha önceki balayı rotalarıyla ilgili yazılarımda da bahsettiğim gibi herkesin klasik ilk aklına gelen Maldivler, Şeyseller, Bora Bora gibi noktalardan biraz daha farklı rotalara yönünü çevirmek isteyenler için yazıyorum bu yazıları.
 
 
 
Cape Town'u daha çok kış düğünlerinin çiftleri tercih edebilirler çünkü iklim olarak Türkiye ile tam zıt diyebiliriz. Yaz ayları Kasım-Şubat ayları arasında yaşanıyor bu bölgede. Kış mevsimi ise Haziran-Temmuz-Ağustos.
 
Bölge ile ilgili gezilecek yerlere geçmeden önce balayının en önemli detayı olan otel konusunda biraz bilgi paylaşacağım.
 
Cape Town'da birbirinden güzel ve göz alıcı otel bulmanız mümkün. Ben kendi zevkimce birkaç öneri paylaşıyorum:
 
1- Azamare Guest House 
 





 
 
2- Cape View Clifton
 




 
 
3- Houghton View Guest House
 






 
 
4- Kagga Kamma Reserve
 




  
 
5- One & Only Cape Town 
 




 
 
6- 12A The Twelve Apostles
 



 
  
Peki Cape Town'da balayınızı dolu dolu geçirmek için neler yapılabilir?
 
Türk Hava Yollarının direkt seferleriyle uçabileceğiniz Cape Town'da yapılacaklar listesini tamamlamak için uzunca bir süre kalmanız gerekir:) Şehrin size sunduğu o kadar güzellik var ki...
 
Şehirde mutlaka görmeniz gereken yerleri sıralayacak olursak; Table Mountain, Robben Island, Ümit Burnu Milli Parkı, Ümit Burnu Kalesi, Penguenler Plajı, Ayıbalığı Adaları, Hermanos Balina Gözlemi, Victoria ve Alfred Limanları, Kirstenbosch Garden gibi daha arka arkaya sayılabilecek bir sürü doğa güzelliği...
 
 
 


 
 
 
 
 
 
Gündüzü de gecesi de ayrı bir keyifli olan şehirde gündüzleri şehir turları, doğal güzelliklerin ziyareti gibi aktiviteler haricinde savaş jetleri ile uçmak, dağ tırmanışı, penguenlerle yüzmek ve surf gibi bir çok farklı etkinlikte yapabilirsiniz. Şehirde en 1 hafta kalmayı planlıyorsanız Winelands bölgesindeki üzüm bağlarını gezebilir, birbirinden leziz şaraplar tadabilirsiniz.
 
 
 
 
 
 
 
 
Gece hayatını seven çiftler için de farklı tarzlarda gece kulüpleri bulunuyor şehirde.
 
Gece hayatının daha yoğun olduğu bölge St. George's Katedrali çevresi. Bu bölgede daha çok Jazz ve Blues tarzda müzikler çalıyor.
 
Daha lüks gece kulüpleri ve barlar ise Long Street boyunca sıralanmış. The Nose Wine Bar, Zanzi-Bar, The Green Dolphin, Sandy B., Marco's African Place şehirdeki ünlü gece mekanlarından birkaçı...
 
Cape Town'ın en güzel taraflarından birisi de vizesiz ziyaret edilebiliyor olması:) Balayı ve düğün telaşınız arasında bir de vize işlemleri ile uğraşmak zorunda kalmadan pasaportunuzla direkt uçabilirsiniz.
 
Cape town için daha detaylı araştırmaları internette bulabilirsiniz. Ben kendi zevkimce sizi yönlendirebilecek bir yazı hazırladım. Umarım yardımcı olmuştur:)
 
Şimdiden iyi tatilller:)
 
Sevgiler
 
Burcu Çağatay Şen
 
 
 
 

14 Ekim 2015 Çarşamba


Bohem Rüzgarları
 
Son dönemde bir bohem rüzgarıdır ki gidiyor... Kıyafetlerde, takılarda, ev dekorasyonunda bohem havası etkilerini sıkça görür olduk.
Öncelikle Bohem kelimesinin anlamını bilmeyenler için kısa bir tanım yapalım.
Asıl anlamı çingene olan fakat terimleşerek bir hayat tarzının tanımı haline gelmiş bir sözcük. Bohem kişinin tek kaygısı sanattır, öğrenmektir. Bohem kişi günübirlik yaşar; genel anlamda finansal açıdan sürünme durumundadır. Popüler olamayan sanatçılar isteyerek ya da mecburen bohemdirler. 19. yy sonlarında başlamış ve 20. yy boyuca kendini göstermeye devam etmiş bir dilsel kullanım olup; temsil ettiği kavram aslında sanat tarihi kadar eskidir.
 
 
Sanata bu kadar ilgili bir konsepti düğününüze taşımak isterseniz, benim de ruhumda kesinlikle Bohemlik var diyorsanız size birbirinden güzel görsel öneriler sunacağım.
 
 
 
 
 
 
 
Kelime anlamından da çıkarıldığı üzere Çingenelerin yaşam biçimine oldukça benzer dekorasyon anlayışları söz konusu. Örneğin düğün mekanınız açık bir alansa rengarenk kumaşlarla bir çadır kurdurarak, ya da zaten çadır alanında evleniyorsanız içerisini yine  bu konseptte renklerle donatarak bu havayı yakalayabilirsiniz.
Yerlere rastgele serilmiş minderler, farklı renk ve desenlerde halılar, uçuşan renkli kumaş parçaları hepsi bu bütünün olmazsa olmaz parçaları...
 
 
 
 
 
 
 
 
Konseptinize uygun olarak siz de tam anlamıyla bir tepeden tırnağa bir Bohem gelini olmak istiyorsanız bunun için seçeceğiniz gelinlikten, başınıza takacağınız aksesuara, el buketinize kadar herşeyi özenle seçmelisiniz.
 
 
 
 
 
 

 
 
 
 
 
 
Bu trendin en önemli aksesuarlarından birisi kuş tüyü... Kuş tüylerini davetiyenizden tutun, düğün pastanıza kadar her detayda kullanarak farklı bir hava katabilirsiniz.
 

 

 


 
 

 
 
Bohem düğün önerilerim hoşunuza gitmiştir umarım. Böyle sıradışı düğünler yapıp yıllarca akıllarda kalmak istiyorsanız sayfamı takip etmeye devam edin:)
 
Organizasyonlarınız için profesyonel destek almak isterseniz de mutlaka bizimle irtibata geçin...
 
 
Sevgiler
 
Burcu Çağatay Şen